Perşembe, Kasım 10, 2011

Daha gelmedik mi Anne?

Eylül: "Daha gelmedik mi anne?"
 Ben: "Az kaldı birtanem"
cevaptan yeterince tatmin olmayan eylül 5dk sonra yine sorar
"Geldik mi anne"
Yine ben: "Çok az kaldı anneciğim"
Ama ne kadar az kaç  dakika, hem kaç dakikalık yolumuz kaldığını söylesem anlar mı ki bizim küçük cimcime, ne desem de gecenin kör karanlığında küçücük yüreğine su serpsem! 3 saatlik yoldan geriye sadece 20 dk kaldığını anlatabilsem ama yok tüm bu düşüncelerle kafam doluyken patt bir anda çocukluğuma döndüm. Babam araba kullanıyor, annnem yanında biz zerroşla arkada; Yolculuk Erdek'e... Bir an önce denize girmek için sabırsızlanan biz, yola çıkmadan bulantı haplarından içiyoruz önceki tecrübelere istinaden ve yaklaşık 15 dk. sonra ya zerroştan ya da benden gelen klasik soruyu soruyoruz "baba daha gelmedik mi?"  Babam:  "Az kaldı babacığım" :).... Zerrinle birbirimize bakar "Ne kadar az yani" derdik Bu az kaldı lafına çocukça bir nefret besler başka bir cevap isterdik  ama hiçbir cevap bizi tatmin etmezdi ne zaman yılan gibi kıvrımlı yolların ardından ve yol boyunca sıralanan fabrikaların pis kokuları ardından masmavi deniz görünürdü işte o zaman yolun gerçekten az kaldığını bilirdik ...
Yıllar sonra bu soruyu duymak ve farkında olmadan aynı cevabı vermek garip bir tebessüm oluşturdu yüzümde  çocuk olmak ve artık büyük olmak arasında gidip geldim dakikalarca...Ben artık anneydim ve bir zamanlar nefret ettiğim cevabı ben kendi çocuğuma vermiştim:)))...Bir yerlerde gizlenmiş bir soru ve cevap geriye kalan 15 dakikalık o yoldan beni aldı bambaşka yolların olduğu hayallere ve anılara götürdü. Ben hala o yolların birindeyim, üstümde gümüş renkli mayom saçlarım kısacık, oturmuşum denizin dibine elimde ay karpuzum bir an önce bitirip yüzmenin derdindeyim... Tek derdimin bu olduğu o eski zamanları öyle özledim ki...

0 yorum: